Archive for the 'Şarkı-Şiir' Category

Gotye – Somebody That I Used To Know

 

now and then i think of when we were together
like when you said you felt so happy you could die
told myself that you were right for me
but felt so lonely in your company
but that was love and it’s an ache i still remember

you can get addicted to a certain kind of sadness
like resignation to the end
always the end
so when we found that we could not make sense
well you said that we would still be friends
but i’ll admit that i was glad that it was over

but you didn’t have to cut me off
make out like it never happened
and that we were nothing
and i don’t even need your love
but you treat me like a stranger
and that feels so rough
you didn’t have to stoop so low
have your friends collect your records
and then change your number
i guess that i don’t need that though
now you’re just somebody that i used to know
now you’re just somebody that i used to know
now you’re just somebody that i used to know

now and then i think of all the times you screwed me over
but had me believing it was always something that i’d done
but i don’t wanna live that way
reading into every word you say
you said that you could let it go
and i wouldn’t catch you hung up on somebody that you used to know

but you didn’t have to cut me off
make out like it never happened
and that we were nothing
and i don’t even need your love
but you treat me like a stranger
and that feels so rough
you didn’t have to stoop so low
have your friends collect your records
and then change your number
i guess that i don’t need that though
now you’re just somebody that i used to know

(somebody)
i used to know
(somebody)
somebody that i used to know
(somebody)
i used to know
(somebody)
now you’re just somebody that i used to know
i used to know
that i used to know
i used to know
somebody

 

yetto dostum çok sağol bağımlılık yarattı :)

Sivas Canlarına…

Sivas’ta 37 ler yandı kül oldu,
Onlar yanmadı birer gül oldu,
Hakkın verdiğini hani hakk alırdı?
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Akşamdan kalsam sabaha diz çöksem yerde,
Camii ben, ben camii olsam bir yerde,
İnsan öldürsen etsen bin tövbe,
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Bir koyun oldum aldın canımı,
Pişirdin etimi neden yemedin?
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Allah’tan gayrı dostumuz yoktu.
Madımak’ta dedin Allah yoktur..
Allah yolu için Yakın! dedin,
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Günahımız ‘Muhammed’, ‘Ali’ miydi?
12 İmamın güllerimiydi?
Neden kıydın Can’a bilebildin miydi?
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?

Can YÜCEL

The Motorcyle Diaries – Apertura (Soundtrack)!

Kısa yaşamına sığdırdıklarıyla, yaptıklarıyla büyük sevgi ve saygı duyduğum bir insan olan Ernesto Che Guevera‘yı anlatan Motorsiklet Günlükleri film müziği. Çok beğenmiştim filmi ve uzun bir süre sonra müziğine rastlayıp mest olmak da ayrı bir keyfi kattı. Blogunda paylaşan ve farketmemi sağlayan Memet Harun ÖZER‘e teşekkürler :)

Tam Zamanında Yaşamak

Yemek de boş içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.
Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için.

Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.
Tam zamanında okşamalısın başını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.
Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.
Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuk.
Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon’da Hasan Ağabey’ in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.
Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.
Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.
Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.
Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.
Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.
Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.
Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.
Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.
Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
Tam zamanında dönmelisin memleketine.
Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında aşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.
Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.
Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.
Haydi şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI…..

Can YÜCEL

Bi daha senden gelir mi bu dünyaya?

İnsanlık…

Siz bilmezsiniz albayım;
insanlık tek başına kollarımda can verdi.
Yanında kimseler yoktu ..

Oğuz Atay

Ver bana düşlerimi…

Gitmek kolay
Ya sonrası
Silebilir misin sende kalan
Dudaklarımın nemini

Atamazsın biliyorum
Sende solan yüreğimi

Ver bana düşlerimi
Ver bana eski gülüşlerimi
Yanarsın ah yanarsın
Verirsen bana kendini

Flört – Aşka Dair

Back to the Start!

Coldplay’in The Scientist şarkısı eşliğinde güzel bir animasyon olmuş. Aslında animasyon çok anlamlı. Herşey teknolojikleştikçe en başa dönme isteğimiz mi artıyor nedir anlayamadım. Çünkü herkesin dilinde bir emekli olsam da bağla bahçe ile uğraşsam sözcükleri dolanıp duruyor.

Biz bile öyle değil miyiz? Genç yaşımıza rağmen Ege kıyılarına ya da köylerine kaçma isteği şimdiden hayallerimizi süslemiyor mu?

Bir şarkı tut…

Gel benim kararsızım
Kalbe ziyan amansızım
Karda kışta boranlarda
Bana inat havalarda gel

Gün geceyle barışırken
Zor günlere alışırken
Bulutlandım dağlandım
Tam güneşe kavuşurken

Biri kaldı biri gitti
Biri yalnızlığı seçti
Bu masal da burda bitti
Vay gönlüm vay

Bir şarkı tut senin olsun
Bir şarkı tut benim olsun
Yalnızlık yalnızlıktır
Zor dayanıyorum

Bir şarkı tut senin olsun
Bir şarkı tut benim olsun
Yalnızlık yalnızlıktır oy
Vay gönlüm vay

Gel benim kömür gözlüm
Hem kara hem yalan sözlüm
Gidenler dönmez oldu
Ben bu derde böyle düştüm

Hani içinizdekileri anlatmak istersiniz anlatamaz, dillendiremezsiniz ya da anlatacak kelime bulamazsınız ya birileri çıkıp birşeyler karalar içinde kendinizi bulursunuz, sanırım bu şarkı da öyle birşey. Tam olarak anlatamasa da içimdekileri kendimden birşeyler buluyorum bu şarkıda, biraz hüzünlü ama yine de güzel. Keyifle dinleyin…

Songs from Blacksea #1

Benim dikkatimi en çok çeken akordeon çalan amcanın uzaklara dalışı, yüzündeki mahzunluk… Ne söylenebilir bunlar için bilemiyorum. İçindekileri parmakları tek tek notalara döküyor sanki.

Nadir Buçan‘a bu güzel videoyu hazırladığı için çok teşekkürler. O gün Kazım Koyuncu’yu anma konserinde orada olamadım ama görüntüleri izleyince bir nebze olsun hasretimi giderdim.